"aşkolsun akşamüstü
akşamüstü aşk küstü"
Bu akşamüstü yazısına yapılabilecek en uygun giriş Ferhan Şensoy'un bu dizeleriydi.. Şu an bir Selanik'te bir akşamüstü. Birazdan derime gideceğim, Türkçe öğretmeye. Türkçe öğretmenliğine başlayalı beri anadilim üzerine ciddi anlamda kafa yormaya başladım. Geçenlerde zaman belirten ifadeleri öğretirken fark ettim, bildiğim yabancı dillerin hiçbirinde (İngilizce, İtalyanca, Yunanca) "akşamüstü" dediğimiz zaman dilimine denk gelen bir ifade yok. Ya öğleden sonra deniliyor ya da akşam, arası yok. (İngilizce açıklamamı "late afternoon" olarak verdim ama yeterli değil tabii ki) Oysa ki çocukluğumdan beri günün en sevdiğim zamanıdır akşamüstü.. Öğleden sonra denilen kocaman bir zaman diliminin içine tıkıştırmak haksızlıktır bu günün en güzel vaktini.
Akşamüstü denilince aklım hemen yaz mevsimine uçar. Öğlen güneşinin tüm ışıklarını toplayıp yavaş yavaş çekildiği, doğanın en güzel renklerinin ortaya çıktığı o eşsiz zaman dilimi.. Akşamüstü günün telaşının bitip, tüm işleri bitirip dinlenmeye çekildiğimiz vakittir ya da yürüyüş vaktidir bir kumsalda ya da ormanda, ya da enerjisini içimizde hissettiğimiz kocaman bir şehirde.. Çocukların anneleri tarafından azat edilip (öğlen sıcağından koruma amaçlı) oynamaya çıktığı vakittir. Balkonlardan, bahçelerden kahkaha sesleri uçuşur dört bir yana, çocukların neşeli çığlıkları akşamüstü simitçilerinin bağrışlarına karışır. Ne de tatlıdır o sıcacık simitlerle yapılan "ikindi kahvaltıları"...Taze yaz domatesleri, beyaz peynir, çıtır yeşil biber ve sıcacık simitlere eşlik eden mis gibi demli Türk çayı.. (Çok özledim şimdi böyle anlatınca..) Bu ikindi kahvaltısı alışkanlığı bile yeterlidir akşamüstü vaktine aşık olmak için.
Yüzmek için de favori vaktim hep akşamüstüdür çocukluğumdan beri. Günabatımının eşsiz ışıkları düşerken denize kollarını açıp bırakmak kendini denizin kıpırtısız yüzüne..Kulağında sadece denizin içsel sesi, yüzünde günün son ışıkları... Mutluluk nedir diye sorarlar ya hep? Benim aklıma hep bu anlarım gelir mutluluk tanımı yapmam gerektiğinde.
Her şey daha yumuşak, daha sıcak gözükür akşamüstü ışığında. Şairlere, yazarlara ilham veren bereketli bir vakittir akşamüstü. Fotoğrafçılar gölgelerin uzadığı bu vakitte yakalarlar en güzel karelerini. Akşamüstü kısacıktır, belki de bu yüzden hiçbir zaman doyulamaz tadına..
Yaşamın en keyifli anlarını temsil eder akşamsütü benim sözlüğümde. En bilge zamanıdır günün. Bu yazımı "Selanik'te bir akşamüstü" fotoğrafımı paylaşarak bitiriyorum.
Keyifli akşamüstleri...! :)
akşamüstü aşk küstü"
Bu akşamüstü yazısına yapılabilecek en uygun giriş Ferhan Şensoy'un bu dizeleriydi.. Şu an bir Selanik'te bir akşamüstü. Birazdan derime gideceğim, Türkçe öğretmeye. Türkçe öğretmenliğine başlayalı beri anadilim üzerine ciddi anlamda kafa yormaya başladım. Geçenlerde zaman belirten ifadeleri öğretirken fark ettim, bildiğim yabancı dillerin hiçbirinde (İngilizce, İtalyanca, Yunanca) "akşamüstü" dediğimiz zaman dilimine denk gelen bir ifade yok. Ya öğleden sonra deniliyor ya da akşam, arası yok. (İngilizce açıklamamı "late afternoon" olarak verdim ama yeterli değil tabii ki) Oysa ki çocukluğumdan beri günün en sevdiğim zamanıdır akşamüstü.. Öğleden sonra denilen kocaman bir zaman diliminin içine tıkıştırmak haksızlıktır bu günün en güzel vaktini.
Akşamüstü denilince aklım hemen yaz mevsimine uçar. Öğlen güneşinin tüm ışıklarını toplayıp yavaş yavaş çekildiği, doğanın en güzel renklerinin ortaya çıktığı o eşsiz zaman dilimi.. Akşamüstü günün telaşının bitip, tüm işleri bitirip dinlenmeye çekildiğimiz vakittir ya da yürüyüş vaktidir bir kumsalda ya da ormanda, ya da enerjisini içimizde hissettiğimiz kocaman bir şehirde.. Çocukların anneleri tarafından azat edilip (öğlen sıcağından koruma amaçlı) oynamaya çıktığı vakittir. Balkonlardan, bahçelerden kahkaha sesleri uçuşur dört bir yana, çocukların neşeli çığlıkları akşamüstü simitçilerinin bağrışlarına karışır. Ne de tatlıdır o sıcacık simitlerle yapılan "ikindi kahvaltıları"...Taze yaz domatesleri, beyaz peynir, çıtır yeşil biber ve sıcacık simitlere eşlik eden mis gibi demli Türk çayı.. (Çok özledim şimdi böyle anlatınca..) Bu ikindi kahvaltısı alışkanlığı bile yeterlidir akşamüstü vaktine aşık olmak için.
Yüzmek için de favori vaktim hep akşamüstüdür çocukluğumdan beri. Günabatımının eşsiz ışıkları düşerken denize kollarını açıp bırakmak kendini denizin kıpırtısız yüzüne..Kulağında sadece denizin içsel sesi, yüzünde günün son ışıkları... Mutluluk nedir diye sorarlar ya hep? Benim aklıma hep bu anlarım gelir mutluluk tanımı yapmam gerektiğinde.
Her şey daha yumuşak, daha sıcak gözükür akşamüstü ışığında. Şairlere, yazarlara ilham veren bereketli bir vakittir akşamüstü. Fotoğrafçılar gölgelerin uzadığı bu vakitte yakalarlar en güzel karelerini. Akşamüstü kısacıktır, belki de bu yüzden hiçbir zaman doyulamaz tadına..
Yaşamın en keyifli anlarını temsil eder akşamsütü benim sözlüğümde. En bilge zamanıdır günün. Bu yazımı "Selanik'te bir akşamüstü" fotoğrafımı paylaşarak bitiriyorum.
Keyifli akşamüstleri...! :)

altın dakilalar :) blog'unun keyfini çıkartman dileğiyle...
YanıtlaSilBu yaz ilk kez ziyaret ettiğim ''erdek''te ki gün batımını gezdiğim hiçbir yerde görmemiştim . Satırların bana sahide içkimi yudumlarken dinlediğim müzikleri ve o an hissettiğim şeyleri yaşattı . Tebrik ederim nazlıcım . Harika olmuş ....
YanıtlaSil